• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Site Haritası

Anasayfa

     Öfke önemli bir işarettir. Öfke incindiğimizi, haklarımızın çiğnendiğini, gereksinimlerimizin ya da ihtiyaçlarımızın anlaşılmadığını ve doğru bir şekilde karşılanmadığını gösteren bir işarettir.       Öfkemiz bize  yaşamımızda önemli olan bir sorunu ihmal ettiğimizi ya da kişiler arası ilişkilerimizde inanç, değer, arzu ya da hırslarımızdan çok şey feda ettiğimizin sınyelini vermekte olabilir. Ya da başa çıkabileceğimizden çok fazlasını yaptığımızı ya da verdiğimizi gösteren bir işaret olabilir. Bazen de tam tersine başkalarının bizim yerimize kendi gelişimimiz ya da yeterliliğimiz pahasına çok fazla şey yaptıklarına dair bir uyarı da olabilir. Aslında öfkenin getirdiği acı benliğimizin bütünlüğünü korumaya yönelik bir işlev görür.
  Kişinin kendi evlilik ilişkisiyle kurduğu ilişkinin nasıl olduğu evlilik ilişkisinin devamlılığının selahiyetini belirler.             Kişi evliliğinde değersizlik hissediyorsa anlaşılmamış kabul edilmemiş hissediyorsa ilişki duygusu negatiftir. Bu noktada kişi kendini yalnız hissetmeye başlar.
Evleneceğimiz kişinin kim olduğuna karar vermek demek bundan sonraki  uzun yaşam yolculuğunu kiminle yapmak istediğine karar vermek demektir. Bu nedenle eş seçimi kişinin hayatta vereceği  en önemli kararlardan biridir. Eş seçiminde yanlış kararlar almak kişiyi mutsuz bir hayat yaşamakla yüz yüze getirebilir.         Doğrusu aşık olduğumuz bir insanla evlenmek güzel bir şeydir. Ancak bu iyi bir evlilik ilişkisine sahip olacağımızı garantilemez. Eş seçiminde sevgi son derece önemli  ve  gerekli olmakla birlikte yeterli değildir
Bir çocuk fiziksel ve duygusal gelişimini en güzel şekilde ailesinin içinde tamamlar. Çocuk ayrı ayrı hem annesinin hem de babasının ilgisine, sevgisine ve bakımına muhtaçtır. Çocuğun gözünde anne ile babanın fonksiyonları farklıdır. Biri diğerinin yerini tam olarak dolduramaz.          Boşanma hiçbir çocuğun hiçbir zaman istemediği fakat sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu bir durumdur. 
Psikoterapi terapist ile danışan arasındaki kurulan otantik ilişki içinde danışanın içindeki büyüme ve gelişme iç potansiyellerini geliştirme sanatıdır. Bir başka deyişle psikoterapi terapötik bir ortamda değişim için sorumluluk alan danışanla psikoterapist arasında yaşanılan terapötik bir süreçtir.
Evlilik ilişkisi olağan üstü karmaşık, sürekli olarak değişen ve gelişen bir ilişki şeklidir. Evlilik ilişkisinde eşlerin ilişkilerini nasıl tanımladıkları ve algıladıkları o ilişkinin temel dinamiklerinden biridir. ilişkisinde ikinci temel dinamik eşlerin birlikte yaşamak istediklerinden mi yoksa birlikte yaşamak zorunda olduklarından mı birlikte yaşadıkları meselesidir.
Evlilikte iletişim eşleri birbirine bağlayan bir tutkal işlevi görerek eşlerin aile içi ve aile dışı sorunlarla başa çıkmasını kolaylaştırır. Etkin dinleme kendini açma açıklık gibi temel iletişim becerileri olmadan bir evlilikte anlaşmak bireysel görüşlere saygı duymak, iletişimi sürdürmek, problemleri ve çatışmaları çözmek çok zordur. Sorun yaşayan çiftler iletişim becerileri yönünden daha zayıf olan çiftlerdir
Kıskançlık öfke, sevinç, üzüntü gibi temel insani duygularımızdan biridir. Her insanın içinde doğal olarak bir parça kıskançlık kendiliğinden vardır. Kıskançlık en genel anlamı ile kaynak, alan ve sevgi paylaşımı ile ilgili temel duygulardan biridir.          Evlilik ilişkisinde kıskançlık konusunda sorun yaratan mesele duygusunun kendisi değil kişinin bu duyguya nasıl tepki verdiği ve duygusunu nasıl yönettiğidir.
Ergen görüşmesinin başlıca amaçları olası sorunun ne olduğunu anlamak, ergenle terapist arasında iş birliğine dayalı bir güven ilişkisini kurmaktır. Ergen görüşmesi ilk görüşmede ebeveynlerle görüşmeyi de içerir.       Ergen, birinin onun duygularını duymaya ve anlamaya çalıştığı deneyimi edinir. Giderek zaman içinde o sorunu çözmek için mutlaka bir yol bulunacağı duygusu geliştirir.
Memnuniyet vermeyen ilişkilerin sonuçları vardır. Evlilik ilişkisinde çiftlerin hoşnutsuzluğunun duygusal ve fiziksel sonuçlarının olması kaçınılmazdır. İlişkinin kalitesi, ilişkinin içindeki kişilerin psikolojik ve duygusal sağlığını etkiler. Kişilerde depresyon, anksiyete, alkol bağımlılığı vb. sonuçlara yol açabilir.       Sorunlu ilişkilerde kadınların depresyona girme oranı erkeklere göre hatırı sayılır derecede daha fazladır. Kısacası sorunlu bir ilişkide ilk etkilenen kişi kadındır.
 2